Mart, 2008 için arşivler

Çöl Kaplanları :)

Suudi Arabistan’da şehir dışına çıktığınız zaman görebileceğiniz tek şey uçsuz bucaksız çöl, hayatımda daha önce hiç çöl görmediğim için bir süre hoşuma gitti hatta senelerdir filmlerde izlediğimiz çölde sürünen, susuzluktan bütün cildi kurumuş olan insanlardan mıdır bilinmez, şehirden çıkarken yanıma içecek bişeyler alıp arabaya zulalamaya çalışıyorum o duruma düşmemek için :) Oysa otobanda gidiyoruz ve bir sürü araba da aynı yolu kullanıyor yani yardım alacak bir çok kişi bile var.

Herşeye rağmen gördüğüm her petrol istasyonuna girip içecek bişeyler alıyorum sağlam olsun diye ve psikolojik olarak çöl görür görmez susamaya başlıyorum :)

Bu resmi Riyad’dan Dammam’a giderken çektik soldan sağa Halil, Ben, Osman ve Yasin. Herkesin güneş gözlüğü takması lazım yoksa Halil gibi gözlerinizi kısarsınız :) Çöl çok parlak oluyor ve güneş gözlüğü olmadan sürüş tehlikeli olabilir.

400 km’lik yol boyuca arkamızda gördüğünüz çitler devam ediyor, aralık bile yok çöl çıkışları dışında. Sanırım çöle girmek tehlikeli olduğu için o kadar parayı verip o çitleri yapmışlar.

Eğer yolunuz Suudi Arabistan’a düşerse yolda çok dikkat etmeniz gereken bir konu var; sakın ne de olsa burası petrol zengini, her tarafta petrol istasyon vardır diye düşünmeyin kalırsınız yolun ortasında aç, susuz, kurumuş bir halde :) O kadar az petrol istasyonu var ki hangi kilometrelerde benzin istasyonu olduğunu bilmiyorsanız gördüğünüz her benzin istasyonuna girip deponuzu full doldurun, doluya çok yakın olsa bile. Bir de burada ufak motor az yakan bir araç bulamayacağınız için ikide bir benzin bitiyor otobanda gazı köklerseniz :)

Otobanda giderken yol kenarında çöl kaplanları olmasa da bedevilerin(çöl insanlarının) çiftliklerini görebilirsiniz, bol bol deve ve kum var :) O develer çölde buldukları ufak tefek çalıları yiyorlar, bu da onların fotoğrafı:

Riyad’da Türk restorantları ve Arapların yeme şekilleri

Riyad’da, daha doğrusu Suudi Arabistan’da bir restoranta giderseniz karşılaşacağınız ilginç manzaralar var, mesela önünüze çatal bıçak koymuyorlar, özellikle istemeniz gerekiyor, hatta bazı restorantlarda çatal bıçak yok cevabı bile alabiliyorsunuz ve aynen ordan uzaklaşıyorsunuz.

Bunun sebebi Arapların herşeyi elle yeme alışkanlıkları, zaten en ünlü yemekleri pilav üstüne tavuk ve bu dediğim yemek büyük bir tabakta tepeleme dolu geliyor, üstündeki tavuk ise bir bütün tavuk :) Adamlar pilavıda tavuğuda elleriyle yiyorlar, tabi biz Türkler için korkunç bir manzara ortaya çıkıyor, aslında bunun fotoğrafını koyardım ama kimsenin midesinin bulanmasını istemem.

Ben bir restoranta gittiğim zaman direk hedefe odaklanıyorum sağa sola bakmadan oturuyorum, sadece karşımda benimle birlikte yemeğe gelmiş arkadaşımın yüzüne bakıyorum, etrafa bakarsam iştahım direk kaçıyor. Sanırım birkaç sene burada kalsam bile bu duruma alışamam.

Suudi Arabistan’da kesinlikle mekan seçin, ya fastfood yiyin(ki hepsi var) ya da Türk restorantlarına gidin bildiğiniz varsa, çünkü normal restorantlarda temizlik adına hiçbirşey yok, anlatmakla olmaz yaşamak lazım. Bizim işyerimize yakın olan ve öğlen yemeklerini yediğimiz Saray Restorant var, tavuk şişi gayet güzel;

Bir de gerçekten güzel bir Türk restorantı olan Farooj var, burada taze sıkılmış meyve sularını karıştırarak hazırladıkları meyve kokteylleri muhteşem;

Suudi Arabistan’da her market ve restorantta meyve ve taze sıkılmış meyve suları bulabiliyorsunuz, bir defasında Türkiye’deyken hiç duymamış olduğum bambu suyunu bile denedim burada, şekerli, ilginç bir tadı var, ben pek beğenmedim ama denemekte fayda var.

Bir konu daha var anlatmak istediğim, Arabistan’da her restorantta bir family section(Aile alanı) bir de single section(bekar alanı) var, bu alanların girişlerinden kasalarına kadar herşeyi farklı, oturulan alanda ya paravanla ya da duvarlarla ayrılmış durumda. Benim size tavsiyem dikkatli olun dalıp family section falan dalmayın içeri, olay çıkabilir :)

Riyad Hayvanat Bahçesi

Geçen haftasonu sıkıcı Suudi Arabistan günlerimiz biraz renklensin diye Riyad Hayvanat Bahçesine gittik ben, Burak, Gökhan. Çok fazla fotoğraf var hangilerini seçeceğime zor karar verdim, diğer resimlere herhangi bir resmin üstüne sol tıklayarak ulaşabilirsiniz…

Girişteki yılancıyla başlayalım;

Adamın ekmek kapısı bu işte, kaç para olduğunu bilmiyorum ama hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilerin yılanlarla fotoğrafını çekiyor. Yılanlar ise ölü gibi mayışık, hareket bile etmiyorlar.

Çok çeşitli maymun türleri var garip garip, ama özellikle bu resim hoşuma gitti anne ve yavru maymun birlikte çok güzel senkronize hareket ediyorlar, şebeklik yapıyorlar kısaca :)

Üstteki maymunlar dillerini çok iyi kullanıyorlar, kafesin dışındaki patlamış mısır tanelerini kapışlarını izlemek çok eğlenceliydi, yetenekli hayvanlar…

Riyad hayvanat bahçesinde hayatımda ilk defa midilli gördüm, çok güzel bir hayvanmış yanında da geyik ve deve var, bu üçlüyü bir arada sergiliyorlar, ne de olsa hepsi otçul diye.

Bu da çektiğim en can alıcı(gerçek anlamda) fotoğraf, yılanların beslenmesi için bırakılmış iki küçük fare ve onların korku dolu bakışları… Diğer cam kafeslerde de yılanların boyutuna uygun fareler ölümü beklemekte…

Bu da vahşi kedi, adı gibi gerçekten vahşi, nedense Burak’ı hiç sevmedi hele dışarıda bulsa kesin parçalayacaktı :)

Aslında resimlerin hepsini koymak istiyorum buraya ama yerimiz bu kadar(kim belirliyorsa :) ) Dediğim gibi siz resimlerin hepsine bakabilirsiniz, ve yolunuz Riyad’a düşerse Riyad Hayvanat Bahçesini ziyaret etmenizi tavsiye ederim, ben de hepsini gezemediğim için tekrar gitmeyi düşünüyorum, 4-5 saatte anca inceleyerek gezilenebilecek bir mekan.

Ufak ayrıntılar

Size Suudi Arabistan’a gelince karşılaşacağınız iki konuyu söylemeyi unutmayayım, zaten hemen farkedeceksinizdir, birincisi her oteldeki, daha doğrusu kalınılabilecek herhangi bir yerdeki yapışkanlar;

Bu yapışkanlar tavanda oluyor ve “Al Qeblah” tahmin edebileceğiniz gibi “Kıble” oluyor ve yön gösteriyor namaz kılacaklar için, burada bir sorun yok, ikinci konu ise resimden sonra gelsin :)

Dediğim gibi Suudi Arabistan’da elit kesimler hariç çoğu yer baya pislik içinde, bir de yurtdışına çıkan insanların genellikle karşılaştığı bir olay olan taharet musluğu olmaması durumu burada da var, onun yerine resimdeki bahçe hortumuna benzeyen şeyi kullanıyorlar, benim size tavsiyem Suudi Arabistan’da mecbur kalmadıkça tuvaletlere gitmemeniz, berbat pis ve çok kötü kokuyor, bu fotoğrafı çekmek için içeri girip çıkana kadar burnumun direği kırıldı, düşünün artık blog yazma aşkımı :)

Çok çok da olumsuz konuşmayayım ama temiz gözüken alışveriş merkezi tuvaletleri bile iğrenç kokuyor, tam neden bilmiyorum ama normalde de çoğu yerde kötü bir koku var. İyi tarafından bakarsak Haliç’in temizlenmeden önceki kokusu kadar kötü değil :)