Nisan, 2008 için arşivler

Arap rakamları ve alfabesi

Arapça okuyabilmenin kuşkusuz Suudi Arabistan’da büyük katkısı olur adres bulabilmek ve birlikte çalıştığınız insanlarla koordinasyon kurabilmek için, çünkü büyük şehirlerin sadece merkezi yerlerinde Latin alfabesi ve İngilizce kullanılmış, bunun yanında büyük şehirlerin merkez bölgeleri dışında ve diğer küçük şehirlerde trafik tabelaları ve mekan isimleri tamamen Arapça. Ben ise bilmememe rağmen idare ediyorum :)

Önce Arap harflerini göstereyim;

Bildiğiniz gibi Araplar bizim tersimize sağdan sola okuyorlar ve bizim el yazısı gibi birleştirip yazıyorlar ve birleştirme şekilleri farklı farklıymış, hakkaten zor bir dile benziyor. Bir de sesli harflerin birleşimiyle tam anlamıyla karmaşa oluyormuş. Neyse geçelim rakamlara;

Hiç yoktan kolay diye rakamları öğrendim, onun da yemek alacakken kaç para olduğunu anlamanızda faydası oluyor :)

Bu Suudi Arabistan’da ilginç mevzular oluyor hakkaten, yazıyı sağdan sola okurken, sayıları soldan sağa okuyorlar!!!

Kim ne derse desin ben bu Arapları ilginç buluyorum :)

Şam fıstığı – Antep fıstığı

Geçenlerde marketteyken aşağıda resmini gördüğünüz Şam fıstıklarını gördük ve hemen aldık :)

Antep fıstığının kabuğunun tuzlanmış hali olarak düşündüğüm bu fıstıklar meğer Şam fıstığıymış, fakat bu Şam fıstıklarının pek bir tadı tuzu yok, Antep fıstığıyla kıyaslayınca biraz daha yuvarlağa yakın, hatta biraz daha tadı gelsin diye kabuğunu tuzluyorlarmış.

Burada kalıcı olarak yaşayan Türklere sorduğumda Suudi Arabistan’da Antep fıstığı olmadığını söylediler, bu durumda konudan çıkarılabilecek ders şudur; Türk üreticileri, gelin Suudi Arabistan’a tanıtın Antep fıstığını, Araplar da biraz lezzet görsün, maksat ticaret gelişsin :)

NOT: Suudi Arabistan’da yediğim şeylerden iyiden iyiye tat alamamaya başladım, Türkiye’ye dönünce ne var ne yok yiyeceğim, alışmışlıktan mıdır bilmiyorum ama en kral mutfak Türk mutfağı gibi geliyor bana…

Bambu suyu

Bambunun suyu olur mu demeyin, geçen yazıda anlattığım Bata bölgesi ziyareti sırasında aşağıdaki resimdeki dükkanla karşılaştık;

Tam olarak anlaşamamıza rağmen adamları fotoğraf pozisyonuna soktuk, adamların tek bildiği kelime “yes” sanırım, “bambu?” diyoruz evet diyorlar, yani tam olarak bambu suyu olduğuna emin değilim :)

Şeker kamışı da olabilir, bambu suyundan daha mantıklı :) Tadı da çok şekerliydi zaten sevmedim.

İşte şu sağ kenarda gördüğünüz şeker kamışlarını ortadaki makinaya sokuyorlar, orada zaten ciddi bir motor gürültüsü var, makina da şeker kamışlarının suyunu çıkarıyor. Bakalım daha neler göreceğiz Suudi Arabistan’da :)

Ben de zamanı boş buldum, bu haftasonu(Burada haftasonu tatili perşembe ve cuma) çalışmıyorum çok şükür, her türlü konuyu yazmaya çalışıyorum, devamı gelecek…

Riyad’daki Bata bölgesi

Riyad’da aynı İstanbul’un Eminönü meydanını andıran bir bölge var, Bata(En azından okunuşu böyle). Çok kalabalık bir yer, heryerde sokak tezgahları, satıcılar önünüzü kesip “abi cd var, film var, program var” tarzında konuşuyorlar :) İşte size resmi;

Sanırım bu Bata bölgesi Suudi Arabistan’ın en güvensiz, hırsızlığa açık noktalarından bir tanesi, fotoğrafa dikkat ederseniz, arka tarafta yakın zamanda büyük bir yangın olmuş, gezdik, hakkaten büyük bir bölge, neredeyse Bata’nın yarısı yangında kullanılmaz hale gelmiş. Fotoğrafın ön tarafına dikkat ederseniz de hiç Arap yok, hepsi Hintli, Pakistanlı, Mısırlı, Filipinli insanlar. Bu ülke insanlarının insan yerine konmaması olayına başka bir yazıda değineceğim.

Aynı zamanda burada bol sayıda Türk de var. Konuştuğumuz her Türk neredeyse Hatay’lı tabi, Hatay’da çok fazla Arap kökenli Türk yaşıyor. Hatta 4 tane otobüs firması direk Türkiye’ye otobüs kalkıyor(Özellikle Hatay’a).

Bakkallarda tarihi geçmiş Türk gazeteleri de bulunuyor. Kısaca işe yarar birşey bulunamayacak, sıkış tepiş, sürekli cüzdanınızı kontrol edeceğiniz, baya pis kokan bir yer, ben gittim gördüm, işiniz düşmezse gitmemenizi tavsiye ederim :)

Arabistan çöllerinde ATV yapmak

Dammam ve Khobar kentlerine sık sık birkaç günlük işler dolayısıyla gidiyoruz, iki şehir birbirine çok yakın ve Riyad’a yaklaşık 400 km mesafedeler. Dammam, Suudi Arabistan’ın büyük şehirlerinden bir tanesi ve Khobar’da deniz kenarında, Bahreyn’e çok yakın bir şehir, hatta Suudi Arabistan ile Bahreyn arasında denizin üstünden giden büyük bir köprü var, o köprüye çok yakın. Khobar’ın en sevdiğim özelliği neredeyse tamamı çöl olan Suudi Arabistan’da deniz kenarında oturabilmek, bir de Kuran okuma faaliyetleri dışında hiçbir şey yapılmayan Arap radyolarından kurtulup, bizim yabancı müzik kanallarımız kalitesinde yayın yapan Bahreyn radyoları :)

İşte size Khobar’dan bir manzara;

Aynı zamanda deniz kenarında balık tutan insanlarla da karşılaşabiliyorsunuz, bu arada burada çıkan “hamur” diye adını algıladığım bir balık var, tadı çok güzel, gelirseniz mutlaka deneyin;

Khobar’da denizin ortasında kimi zaman denizin içinden, kimi zaman aşağıdaki resimde göreceğiniz gibi toprak birikintilerinden yürüyebileceğiniz bir toprak birikintisi var;

Fotoğraf çektiğim nokta, o yolun sonu, aman yürürken yengeçlere dikkat edin, baya büyük yengeçler var ama bir türlü fotoğraflayamadım. İki aydan fazla süredir Suudi Arabistan’dayım, burada içiniz kurumuşken deniz kenarına gelmek ne kadar güzel anlatamam :)
İşte bu Dammam ve Khobar ziyaretlerimizin birinin dönüşünde yol üstünde olan “Half Moon Beach” şehrine uğradık ve ATV(All-terrain vehicle) kiralayabileceğimiz bir yer bulduk, ilk defa ATV kullandım, oldukça eğlenceli bir aktiviteymiş, şiddetle tavsiye ederim, çöl tepelerinde hızlanıp, daha da hızlı bir şekilde aşağı inmek çok eğlenceliydi;

Resimde de gördüğünüz gibi bir taraf deniz, bir taraf çöl, çok güzel bir yer Half Moon Beach, aynı zamanda denize de girilebiliyor sanırım, bizim vaktimiz yoktu malesef…

NOT: ATV’lerin de otomatik ve manueli, büyüğü ve küçüğü bulunuyor, benim kullandığım ATV biraz dengesizdi, yapacak olursanız alışana kadar pek hızlanmayın, daha önce yapan arkadaşlardan düşenler olmuş…

ÖZET: Suudi Arabistan ne kadar sıkıcı bir yer olsa da eğlenebileceğiniz şeyler yok değil, vakit ayırıp bulmak lazım, fakat bizim de pek vaktimiz yok…

Şeriat ülkesinde kadın olmak

Gazeteci Belma Akçura’nın 30 Mart tarihinde Milliyet Gazetesinde Suudi Arabistan’da kadın olmak ile ilgili yazısını okursanız kesinlikle benim de değinmek istediğim bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz, linki yazının sonunda vereceğim…

Ben gerçekten Suudi Arabistan’daki kadınların hallerine çok üzülüyorum, hiç bir seçim şansları, hakları, iradeleri yok malesef ve insandan daha çok satılık bir eşya muamelesi görüyorlar. Arap’ların İslamiyet’ten önce kadınlara kötü davranma alışkanlığının bir devamı niteliğinde bence bu, dinle alakası yok.

Suudi kadınların belki bir kısmı hayatından memnun ama vizyonlarının da kısıtlanması, hiç bir şey öğrenememelerinin bir sonucu bu, hayatı erkeğin kölesi olmak olarak öğrenmiş ve bu şekilde idare ediyorlar.

Fakat teknolojinin gelişmesi ile bilgi paylaşımının artması, ve şu anki kralın daha ılımlı bir insan olmasından kaynaklanan düzelmeler olduğu konuşuluyor. Umarım bir gün insanca yaşama haklarına kavuşurlar, neyse fazla uzatmayayım, Milliyet’teki yazı herşeyi daha iyi anlatıyor;

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=pazar&ArticleID=510743&Date=30.03.2008

Elektrik ve priz bilgileri

Suudi Arabistan’da hem 110V hem de 220V kullanılıyor, o yüzden buraya gelirken yanınızda getireceğiniz cihazların adaptörlerine bakın, sadece 220V’da çalışıyorsa 110V-220V dönüştürücülerden kullanabilirsiniz, şansına benim getirdiğim şeyler hem 110V hem de 220V’da çalıştığı için dönüştürücü almak zorunda kalmadım. Bir de Arabistan’da her ne kadar hem 110V hem de 220V kullanılıyor denilsede 220V pek görmedim genelde her yerde 110V kullanılıyor.

Bu yukarıda görmüş olduğunuz elektrik prizlerinde aslında bir standart olması gerekiyormuş ama planlar öyle yürümemiş, mesela iki yatay girişi olan 220V, iki dik girişi olan 110V olmalıymış ama Suudi Arabistan’da standartlaşmak biraz zor, herkes kafasına göre kural yaratıyor :)

Bu yatay-yatay ve dik-dik girişli prizler dışında yatay-dik ve 3 girişli olan elektrik prizleri de kullanılıyor, aynı zamanda Türkiye’de kullandığımız iki delikli prizler de kullanılıyor, kısacası Arap’ların kafaları karışmış, ne gerek var bu kadar çeşitliliğe???

Bu çeşitliliğin sadece bu değişik priz seçenekleri arasında yukarıda resmini gördüğünüz fiziksel dönüştürücüleri üreten firmalara faydası var bence, her evde eminim 20 tane dönüştürücü vardır, biz de yanımızda farklı dönüştürücüler taşımak zorunda kalıyoruz.

Dikkat: Bu dönüştürücüler voltajı dönüştürmüyor, sadece fiziksel bağlantıyı dönüştürüyor, dalgınlık yapıp 110V’u 220V’a dönüştürdüğünü düşünmeyin :)

Arap’lar ve araba kullanmak

Tamam belki genelleme yapıyorum ve aşırıya kaçıyorum ama başlıkta kullandığım cümle yapı yönünden bozuk, bence Suudi Arabistan’da sadece araba kullanması yasaklanmış olan kadınlar değil kimse araba kullanmamalı. Bizim şirketin duvarında asılı bir kağıt var, ve kağıtta Suudi Arabistan’ın trafik kazaları yönünden dünyanın bir numarası olduğu, çok dikkat edilmesi gerektiği yazıyor, ve araba kullanmaya başlar başlamaz bunu anlıyorsunuz, ve trafikteki araçların neredeyse hepsinde görünen bir kaza hasarı var.

Açıkcası ben paranoyak oldum, trafikte aşırı tedbirli gidiyorum, herkesten her türlü saçma hareketi bekliyorum ama bu çok yorucu ve yıpratıcı oluyor, Suudi Arabistan’da kaza yapmamanızın tek bir açıklaması var, o da şans.

Arap’ların bir kaç alışkanlığından bahsedeyim. Öncelikle Arabistan’da araçlara boşuna sinyal, far ve ayna koymuşlar, tamamen fuzuli masraf, onların yerine Arap’lara yetecek kadar korna koyabilirlerdi artan parayla. Tabi ki genelleme yapıyorum ama Arabistan’a gelip araba kullanacak kişilerin baştan korkması gerekiyor, burada kimse ben iyi şöförüm dememeli, diğer herkes sürekli hata üstüne hata yapıyor.

Arap’lar sinyal kullanmıyor, bu alışkanlık ayna kullanmamakla da birleşince önünüze veya 2 günde bir başınıza geleceği gibi direk üstünüze kırıyorlar. Bir de herkes kendini kral sanıyor, yavaş yavaş çekilene kadar şeridinize kırıyorlar ve hiçbirşeye değer vermedikleri için çekilmezseniz kaza durumuna bile getiriyorlar, çarpabiliyorlar. Burada en çok korkmanız gereken konu, istediğiniz kadar haklı olun, polis geldiği zaman tek haklı var o da size çarpan Arap. Zaten bilindiği gibi burada adalet yok ve her zaman Suudi Arap’lar haklı, o yüzden kaza yapmamaya çalışın, bir de ingilizce bilmeyen polislerle saatlerinizi harcamak istemezsiniz.

Bir de akşam farlarını açmamak gibi bir adeti var bazılarının, sebebi de oldukça basit, farları kapatınca daha havalı olduklarını düşünüyorlar, bazıları sadece sisleri yakıyor, karanlıkta ne kadar tehlikeli olduklarını tahmin edebilirsiniz sanırım, bazen yol istemek için farları yakıyorlar, geçtikten sonra gene kapatıyorlar, tahminime göre bunlar 16′dan küçük araba kullanan çocuklar.

Suudi Arabistan’da araba kullanma yaşı 16 ama özel izinle daha küçük yaşta da kullanabiliyorlar, trafikte az da olsa 12-13 yaşlarında çocukları görebiliyorsunuz aman uzak durun görürseniz, büyüklerini size anlattım, küçüklerini siz hesaplayın.

Bir de herşey bir yana, en çok nefret ettiğim birşey var; Arap’lar ön koltuklara kemersiz koltuksuz 4,5 yaşında çocuklarını oturtuyorlar ve o halde tehlikeli hareketlerine devam ediyorlar, bir defa bana denk geldi, adam solumda üstüme kırdı, hemen yanında(benim üstüme kırdığı yönde) ön koltukta ayakta duran küçük 4-5 yaşlarında bir kız vardı ve çok moralim bozuldu. Trafikte çok fazla böyle güvenliksiz çocuklu durumları gördüm.

Umarım son örnek Arap’ların trafikte ne mallarının, ne canlarının, ne de bebeklerinin, çocuklarının hiç bir değeri yokmuş gibi davranmalarını anlamanıza yardımcı olmuştur.

Kısaca burada araba kullanmayı hiç sevmiyorum ve ben ve buradaki bütün Türk arkadaşlarımın sinirleri 5 dakikalık yolda bile altüst oluyor, 5 dakikalık trafikte her seferinde kaza tehlikesi atlatılır mı? Evet, Arabistan’da atlatılır, ya da atlatılmaz direk kaza yapılır.

Sanırım İstanbul’a dönünce trafikte biraz zorlanacağım paranoyaklıktan, buraya gelmeden İstanbul’daki trafikten ve az da olsa sakat araba kullananlardan şikayetçiyim, hepsini geri alıyorum, İstanbul trafikle ilgili herşey açısından cennetmiş :)

Suudi Arabistan Bardakları

Suudi Arabistan’ın neyi meşhur gibi bir soruya verilebilecek alternatif ve sallama bir cevap olabilir anca bu başlık, ama göstermek istedim :)

Son 3 haftadır inanılmaz bir iş temposundayım, gece 12′den önce eve giremez duruma geldim, bugün hakkaten istisna oldu, oysa gelmeden önce akşamları blog yazarım, internette araştırma yaparım, geyik blogum için malzeme toplarım diye düşünüyordum, bu gidişle anca dönüşte herşeyi derleyip yazacak vakit bulacağım heralde…

Neyse başlığa uygun bir şekilde devam edeyim, Suudi Arabistan’daki bütün su sebillerinin yanındaki bardaklar çocukken kağıttan yaptığımız koni şeklindeki bardaklar gibi, bir fotoğraf daha koyup bu gereksiz bilgiyi perçinleyeyim :)

Kusura bakmayın artık detaylı bilgiler verecek, gerekli konulara değinecek kadar toplayamıyorum bu ara kafamı, idare edin artık, bir dahaki yazımda biraz daha gerekli olan elektrik prizleri konusuna değineceğim :D