Seyahat, Telekomunikasyon, Internet
Temmuz, 2008 için arşivler
Araplar ve Türk dizileri
22 Tem
Yakın zamanda gazetelerde okumuşsunuzdur Araplara bir kaç tane Türk dizisi sattığımızı, daha da talep geldiğini, tabi burda bahsettiğim Araplar şeriatla yönetilmeyen Araplar, daha önce de söylediğim gibi Suudi Arap televizyonları sadece dinle ilgili yayın yapıyor.
Geçenlerde bakkalda aşağıdaki dergiyi gördüm, kapakta hangi dizi veya oyuncular bilmiyorum ama daha önce görmüştüm bu diziyi bir Arap kanalında dedim, Türk bunlar, çekeyim fotoğrafını
Bu dizi dergiye kapak olduğuna göre ve burada hakkaten bizim moviemax ayarında orjinal dublaj yayın yapan iyi bir kanal var, onda yayınlandığına göre Arap ülkelerinde oldukça populer bir dizi olmalı.
Nasıl biz zamanında hepsi birbirinin aynısı, yaratıcılıktan çok uzak Brezilya dizilerine para ödüyorduk, şimdi Araplar hepsi birbirinin aynısı, yaratıcılıktan çok uzak Türk dizilerini izliyorlar, ileride de onlar kendi hepsi birbirinin aynısı, yaratıcılıktan çok uzak dizilerini yapıp başka ülkelere satarlar
Tebrik ederim bu dizileri satma başarısı gösterip bir ticaret kapısı daha açan kurumları, Türkiye’nin küçük büyük demeden ne olursa olsun dışarıya bir şeyler satması beni mutlu ediyor, özellikle böyle görsel ve populer şeyler iyi bir tanıtım oluyor diye düşünüyorum.
Diziyi gördüm bu arada bahsettiğim kanalda, Arapça dublajla Türkleri izlemek değişik bir tecrübe oldu
Suudi Arabistan’da Türk markaları
22 Tem
Gıda sektöründe şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla(Rakamlar olarak değil gözlem olarak), Türk ürünleri de Suudi Arabistan’daki elmadan büyükçe bir pay alıyor. Bu payın da büyük bölümünü Ülker grubu almış, her bakkalda, markette, süpermarkette Ülker ürünleri görmek mümkün;
Üstteki fotoğraf Khobar kentinde hiç olmadık bir ara sokakta ufak bir bakkalda çekildi, bakkal resmen Ülker reyonu yapmış, Arap ürünü bu tarz atıştırmalık ürünler de var ama Arapların damak tadının bana uymaması konusu orada da devam ediyor, çikolataları bile bi tatsız adamların, nasıl yapıyorlarsa, ya da ben Arapların herşeyine o kadar önyargılıyım ki
Sabit fikirli olmamakla birlikte, burda ne yediğimden(muz), ne içtiğimden hiç bir tat alamaz duruma geldim, Suudi Arabistan’a bu gelişimde vaktimizin büyük bir çoğunluğu Khureys denen çölün ortasında, en yakın şehir olan Riyad’a 200 km uzakta bir yerde geçiyor ve orada kalıyoruz malesef, bir yemekhanesi var kapısına yaklaşınca ağır yağ kokusu ve her yerde bulunan o tanımlayamadığım kötü kokunun birleşiminden kapıyı açmaya cesaret edilemeyecek cinsten. Bir kaç defa açlıktan girdim, girdiğime pişman oldum, yiyemedim hiçbirşey, haftaiçi sadece muz yiyorum maymun olacam yakında
Kalacak yer problem, internet problem, açlık problem, iş problem kısacası bu seferki Arabistan seferim geçen seferki ile kıyas kabul etmeyecek bir şekilde yıprattı beni, vurdum kendimi alkolsüz biralara
Türkiye’ye döneyim hepsinin acısı çıkacak…
Bu Efes alkolsüz birasını geçen gelişimde fotoğraf denemeleri yaparken çekmiştim, o da var burada ne anlayacaksa Araplar biranın tadından, ya da bilmediğim bir alkol alma özentisi mi var acaba?
Konuyu gene saptırıp dertlerimi anlatsamda, göstermek istediğim Suudi Arabistan ile Türkiye arasında bir gıda ticareti mevcut, umalım bu ticaret hep bu şekilde gerçekleşsin, biz sadece satalım, Suudi Arabistan’dan hiçbirşey almaya gerek yok
NOT: Bu gidişle benim blog dertliler çeşmesine dönecek, asıl amacımdan sapmaya başladım tutamıyorum kendimi, en iyisi bir süre depresyondan çıkana kadar(buradaki yaşama koşulları değişmeden veya Türkiye’ye dönmeden nasıl olacaksa) yazmamak heralde, zaten toplamda 5 ay kaldım Suudi Arabistan’da, çok da yazacak bir şey kalmadı, umarım başka bir ülkede yeni bir projede bulunurum da onu yazarım…
İçi boş dev bir alışveriş sepeti…
11 Tem
Öyle sıkıldımki Suudi Arabistan’dan artık resmen şafak saymaya başladım
Arap’lar da benim gibi sıkıldıkları için ve eğlence sayılabilecek herşey yasak olduğu için “Hadi gezemeyeceğimiz kadar alışveriş merkezi yapalım her sokağa, her caddeye, sonra da hepsine gitmeye uğraşıp vademiz dolana kadar zaman geçirelim, öldükten sonra nasıl olsa cennete gideriz, orda eğleniriz” diye düşünmüşler sanırım ve başlamışlar inşaatlara
Nasıl bu kadar sıkıcı olabiliyorlar anlayamıyorum, sadece oturuyorlar, ruhlarına işlemiş ağırlık, her hareketleri ağır çekim, onlar hareket edene kadar ben Türkiye’ye gider dönerim, sadece yiyorlar, konuşmuyorlar, gülmüyorlar, daha gülen bir Arap görmedim!!!
Yukarıdaki resim Suudi Arabistan da yaşamın en iyi anlatımı
Anlamayanlar bir de alttaki resme baksın, iyice idrak etsin içi boş dev alışveriş sepetini;
Tabi bu Alışveriş merkezlerinin inşaatlarında veya başka ağır işlerde kendileri de çalışmıyor, insan gibi davranılmayan Hindistanlılar, Pakistanlılar, Filipinliler, Mısırlılar falan çalışıyor, daha 40 yıllık petrol rezervleri varmış ama gün olur devran döner, bitince ne yapacaklar çok merak ediyorum, belki o zaman başlarlar biraz hareket etmeye, çalışmaya
Yukarıda saydığım milletlerden o kadar çok insan varki neredeyse Suudi Arabistan nüfusunun yarısı yabancı ülkelerden, ben zaten pek Arap görmüyorum piyasada, heryerde onlar, onlar da olmasa burada taş üstüne taş konmaz heralde.
Bu yazıdan da anlayacağınız gibi tak etti artık, ruhum sıkıldı, tatile ihtiyacım var
umarım şu an üzerinde uğraştığım proje bir an evvel biter, bir daha gelmek zorunda kalmam vizem bitince. Ama pek de mümkün görünmüyor, burda herşey çok yavaş ilerliyor, ben hızlandırıp bitirmek istiyorum, onlar kendi tarafını yapmıyor yavaşlatıyor, sanki ben onlara para ödüyorum günlük, onlarda yavaştan alıp daha çok kazanmak istiyorlar, neden herşey bu kadar yavaş olmak zorunda? Acele işe şeytan karıştığı için mi acaba
Kum Fırtınaları…
11 Tem
Suudi Arabistan diyince kum fırtınalarından bahsetmemek olmaz. Yaklaşık üç hafta önce 1 hafta kadar süren bir kum fırtınası oldu Khobar civarında. Oldukça büyük bir olay Arabistan’da kum fırtınaları, güneş aydınlatmıyor, araba kullanmak zorlaşıyor, dışarı çıkılmıyor. Khobar şehrinden bir resim koyarak başlayayım;
Gördüğünüz gibi güneşin aydınlatıcı etkisi oldukça azalıyor, uzun süre geçmeyen sis gibi bir şey, güzel tarafı hava sıcaklığı azalıyor ve kafanıza güneş geçmiyor
Fakat nefes almak çok zorlaşıyor, rüzgar çıkarsa ağzınız yüzünüz kum doluyor…
Yolda ise durum daha kötü, çok güzel yakalayamadık ama idare eder bu foto;
Bazı bölgelerde “sis bölgesi” diye tabelalar var, kum fırtınası olduğu zaman 20 metre ilerisi gözükmüyor, otoyolda daha yavaş ve dikkatli olmak gerekiyor, rüzgar da bazen şiddetli vurup arabanızı savurabiliyor, yolun kenarlarında kum birikintileri oluşuyor, dozerler sürekli onları temizliyor, yolda sürekli kumlar savruluyor.
İnsanlar genelde şu hastanelerde kullanılan ağız-burun bölgesini kapatan maskelerden kullanıyorlar, gerçektende faydalı bence, edinmekte fayda var.
Ben de merak ediyorum sizin gibi, ne zaman Suudi Arabistan hakkında şu faydalıdır, şu çok güzeldir, bu hayatı kolaylaştıran bir detaydır, bunu görmemek olmaz gibi bir yazı yazacağım diye
Bana göre gelip görmek için hiç bir sebep yok eğer işiniz yoksa, zaman kaybı. Umarım buradan sonra içinde az da olsa güzellik, eğlence, yaşanabilirlik, olan bir yere giderim, bu genç yaşımda sıkıl sıkıl depresyona gireceğim burda
Sanırım Arabistan hakkında tek güzel şey, burda kalıcı olmadığımı, yakın zamanda döneceğimi bilmek…
Dikkat Deve Çıkabilir!!!
3 Tem
Suudi Arabistan’da arabayla ilerlerken zaman zaman üstünde deve çizimi olan tabelalarla karşılaşıyoruz, ama bunlar Türkiye’deki “Dikkat Sincap Çıkabilir” tabelaları gibi sembolik değil(en azından ben hiç o sincapı görmedim), hakkaten develer çıkıyor karşınıza boy boy. Hemen fotoğrafı koyayım;
Karşınıza develerin çıktığı durumda develeri izleyip fotoğrafını çekmelisiniz, başka yapacak bir şeyiniz yok, develer arabanızı yamultacak kadar büyük, kızdırmak istemezsiniz
Deve Suudi Arabistan’ın ve çöllerin simgesi haline gelmiş çok dayanıklı bir hayvan ve Arap’lar için kutsal gibi bir şey, Şahin ve Kartal ile birlikte. Umarım bir deveye çarpmazsınız çünkü söylediklerine göre bir deve bindiğiniz arabadan daha pahalı olabilir, aynı zamanda bu develer Bedevilere ait oluyor(Deve çobanı gibi), ve bu bedeviler çölde yaşayıp, üstlerinde tüfek de taşıyorlar ve Araplardan yana olan hukuku beklemeden sizi orda vurabilirler. Demek ki ne yapıp edip develerle iyi ilişkilerimizi koruyup, dikkatli olmamız gerekiyor
Bir defa da Khobar’a giderken deve taşıyan bir kamyona denk geldik, fotoğrafladık;
Develer çok aptal görünüşlü sempatik hayvanlar, arada sırada birbirlerini kovalayarak ısırmaya çalışıyorlar, ve yine iddia edildiğine göre hafızası çok kuvvetli hayvanlar. Nedense benim develeri izlemek çok hoşuma gidiyor, komik bir ifade var yüzlerinde








Son Yorumlar